• ALAYBEYOĞLU Avukatlık Bürosu

KANUNİ TEMSİL AÇISINDAN YASAL DANIŞMAN


Ayırt etme gücüne sahip küçükler, kısıtlılar ve tam ehliyetsizler dava ehliyetine sahip değildir. Dolayısıyla, davada usul işlemlerinin onların adına kanuni temsilcileri ile yapılması gerekir. Yasal danışman ise, kısıtlanması için yeterli sebeplerin mevcut olmadığı fakat; korunması açısından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli kabul edilen durumlarda ergin kişiye atanır.

Yasal danışmanlığın türleri ve hukuki dayanağı 4721 sayılı TMK çerçevesinde düzenlenmiştir. İlgili kanunun 429. maddesi uyarınca iki tür yasal danışmanlık düzenlenmiştir. Bunlar: oy danışmanlığı ve yönetim danışmanlığıdır. Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca düzenlenen ölçülülük ilkesi, ilgili uyuşmazlık için yasal danışmanın ya da kanuni temsilcinin tayininin tespiti aşamasında önemlidir. İkisi arasındaki bariz farka rağmen, mahkemece kanuni temsilci atanmasından önce acele işlerin görülmesi gerektiği takdirde yasal temsilciler de atanabilir.

Sınırlı ehliyetlerin malvarlığına ve şahıs varlığına ilişkin dava açmasında yasal danışmanının görüşünü alması bakımından, malvarlığına ilişkin açılan davalarda ise atanmış danışmanın niteliğine göre dava açılmasındaki usul bakımından farklılıklar mevcuttur. Sınırlı ehliyetli olduğu için kendisine yasal danışman atanan kişilerin, konusu malvarlığı haklarına ilişkin olan davalarda sahip olduğu yetkileri temel olarak iki şekilde incelemek lazım gelir.

İlk olarak, atanmış olan yasal danışmanın yalnızca oy danışmanı olması yönünü ele almak gerekirse; ilgili davanın açılmasından önce yasal danışman tarafından izin alınmasının yeterli olunacağı kabul edilmektedir. İzin alınmasının ardından davaya ilişkin dava açılması ve davanın yürütülmesi sınırlı ehliyetli kimse tarafından gerçekleştirilir. Aksi takdirde, oy danışmanının görüşü veya izni alınmadan yapılan işlemler geçersizdir, TMK m. 451 çerçevesinde düzenlenen hükümlerin örnekseme yoluyla uygulanmasını gerektirir. Atanmış kişinin yönetim danışmanı olması halinde ise kendisinin atandığı malvarlığı değerine ilişkin kanuni temsilci konumunda kabul edilir, davanın açılması ve yönetilmesine ilişkin yetkiye haiz olan kişi de yine bu yönetim danışmanıdır. Ancak, ilgili davanın konusu malvarlığının yönetilmesine yönelik değilse, TMK’ da 462. ve 463. maddeler çerçevesinde düzenlenen işlemleri vesayet makamının izin ve görüşüne tabidirler. Yönetim danışmanlarında, sınırlı ehliyetsizlerdeki vasilerin izinden önce denetim makamından izin almasındaki gerekliği gibi bir zorunluluğu söz konusu değildir.

Evlilik kurumu çerçevesinde sınırlı ehliyetlilerin kapsamına giren evli çiftler ise malvarlığına yönelik işlem tesis ederken kanuni temsilci atanmasına gerek kalmaksızın eşi kanuni temsilci niteliğine haiz olarak sınırlı ehliyetliye yönelik dava açma ve dava yönetme yetilerine sahiptir. Buna karşılık şahsa sıkı sıkıya bağlı haklar kapsamında konusu şahıs varlığına ilişkin olan davalarda ise malvarlığı haklarına ilişkin olan davalardaki gibi bir ayrıma gidilmemektedir. Bu davalar bakımından, kendisine yasal danışman atanan kişiler, davayı bizzat açıp yürütme yetkisine sahiptir dolayısıyla yasal danışmanından herhangi bir izin yahut görüş alması şart değildir.


Stj. Öğr. Elif ERBEN & Av. Yiğit Buğra ALAYBEYOĞLU



42 görüntüleme0 yorum