top of page
  • Yazarın fotoğrafıYiğit Buğra Alaybeyoğlu

DEPREM SEBEBİYLE MÜTEAHHİTİN HUKUKİ SORUMLULUĞU



Müteahhitlerin yaptıkları yapılar sebebiyle belli şartlarda ve sebeplerle hukuki ve cezai sorumluluklarla baş başa kalabilir. Müteahhitlerin hukuki sorumluluğu satım sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluk olabilir. Depremde evi veya işyeri yıkılan ya da hasar gören kişi daireyi veya işyerini satın aldığı müteahhitte ya da satın aldığı diğer şahısa başvurarak ayıptan doğan haklarını kullanabilir.


Bu gibi durumlarda müteahhittin sorumlu olduğu gibi ilgili ev ya da işyeri müteahhit yerine başkasından da satın almış olabilir. Satın alınan yapı bir başkasından alındıysa da bu durumda da yine satıcı ve alıcı arasında satım sözleşmesi olduğundan dolayı yine burada da ayıptan doğan sorumluluk gündeme gelir.


Yıkılan yapılarda, evlerde, dairelerde ve işyerlerindeki ayıplar inşaatı yapan yüklenici ya da başkaları tarafından kaynaklı olsa da satıcı ile alıcı arasında satım sözleşmesinden kaynaklı ayıptan sorumluluk meydana gelir. Bu durumda alıcı satım sözleşmesindeki karşısında bulunan satıcıyı bilir. Satıcı da ayıp dolayısıyla ödediği tazminatı veya giderleri daha sonra ilgili sorumlulara rücu edebilir.


Satım sözleşmesinde satıcı ve alıcı arasında gerçekleşen vaatler çerçevesinde, satılan malda bildirilen niteliklerin olmaması ya da kullanım amacı durumunda satılanın değerini ve ondan elde edilecek faydayı ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan eksikliklerden de bozukluklardan da alıcıya karşı sorumlu olur.


Türk Borçlar Kanunu m.219’a göre; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.


Dolayısıyla ayıptan doğan sorumluluğa gidebilmek için öncelikle ilk şart ayıplı bir malın bulunması gerekir. Bu ayıp yasaya göre maddi, hukuki veya ekonomik olabilir. Öte yandan ikinci şart ise, alıcının mevcut ayıbı bilmemesi gerekir. Alıcı satım sözleşmesi kurulurken ayıbı biliyorsa, ayıbı bilerek alıyorsa artık bu korumadan yararlanılamaz.


Genel olarak evlerde, işyerlerinde veya diğer benzer yapılarda görülen gizli ayıptır. Gizli ayıp, satılanın gözden geçirilmesi sırasında tespit edilemeyen daha sonra ortaya çıkan ayıplardır. Deprem nedeniyle yıkılan ve hasar gören binalarda da gizli ayıp hali ortaya çıkar.


Depremde evin veya işyerinin yıkılmasında ya da hasar görmesinde gizli ayıp olduğu için alıcının gözden geçirme külfeti yoktur. Bu durumda hak sahibi ayıbın ortaya çıkmasıyla birlikte hemen bildirim yapmalıdır.


Ayıp halinde yasamız ilgililere bazı seçimlik haklar tanımıştır. TBK m.227’ye göre satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alı koyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı masraf gerektirmediği taktirde bütün masraflarının satıcıya ait olması şartıyla satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa satılanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini istemedir.


Öte yandan alıcı bu yukarıda dört seçimlik hakkının yanında diğer taraftan da genel hükümlere göre satıcıdan tazminat talep edebilir.


Kahramanmaraş merkezli yaşadığımız deprem sonrası ne yazık ki "depremde müteahhitin sorumluluğu, deprem sonrası müteahhite karşı hukuki yollar," birçok kişinin sorduğu ve merak ettiği konular arasında olmuştur.




494 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page